Yükselen Şiddet&Aşırıcılık

Radikalleşme ve şiddet içeren aşırılık ile ilgili tutumlar ve suçlar nasıl ortaya çıkar? Özellikle gençleri radikalleşmeye, aşırılıkçı gruplara katılmaya ve en kötü durumda terör saldırılarına yönelten nedir? Bu tür bir gelişim sürecini tetikleyen bireysel, sosyal ve toplumsal koşullar nelerdir ve bu olgular sosyal bilimler perspektifinden nasıl önlenebilir?

Okullarda yaşanan şiddet olayları, olayların oluş biçimi sebebiyle kapsamlı değerlendirilmeli ve tek bir nedensellik bağı kurulmamalıdır. Bu sebeple yapılan akademik çalışmalara bakmak olayların nedenini anlamamız için bize ışık tutacaktır. Radikalleşme ve şiddet en geniş düzeyde aşırılığı; bir sosyal sistem içindeki temel norm ve değerlerden önemli ölçüde sapma ve bunların ortadan kaldırılıp yerine yenilerinin konulmasını hedefleyen tutum ve davranışlar olarak tanımlanır (Beelmann, Jahnke ve Neudecker 2017). Radikalleşme ve şiddet içeren aşırıcılıkların tetikleyici unsurları: ekonomik kriz, kişisel mağduriyet, toplumsal sosyal ya da bireysel çatışmalar, grup içi gruplar arası çatışma süreçleriyle şekillenir. Aşırıcılık (extremism) terimi terör saldırıları türünü de kapsar fakat daha geniş kapsamlı bir terimdir. Mağduriyet ne kadar yoğun olursa, aşırıcı tutum ve davranışların ortaya çıkma olasılığı o kadar artar. Radikalleşme ve aşırılık, gençlik ya da yetişkinlik döneminde bir anda ve nedensiz ortaya çıkan olgular değildir; aksine, bunlar bireyoluş (ontogenetik) gelişim süreçleri çerçevesinde açıklanmalıdır.

Gelişimsel psikoloji bulguları, örneğin ergenliğin kimlik gelişimi ve politik sosyalleşme açısından oldukça hassas bir dönem olduğunu gösterir (bkz. Kroger, Martinussen ve Marcia 2010; Sears ve Levy 2013). Diğer antisosyal davranışlara benzer şekilde, şiddete katılma eğilimi ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde zirve yapmaktadır (Urdal, 2006). Ergenler ve genç yetişkinler, daha ileri yaştaki bireylere kıyasla politik şiddete yönelik daha olumlu tutumlar sergilemekte ve bu tür eylemlere katılma isteğini daha sık ifade etmektedir (Desmarais ve ark., 2017; Wolfowicz ve ark., 2020). Ergenlerin ve genç yetişkinlerin sosyal çevresi, onların tutumlarını, niyetlerini ve davranışlarını şekillendirmede kritik bir rol oynamaktadır (Beelmann, 2020; Kuhn, 2004; Pauwels & Schils, 2016). Gençlerin yakın sosyal çevresindeki faktörler (örneğin ebeveynler ve aile) ile daha geniş sosyal çevreleri (örneğin okullar ve mahalleler), gençlerin şiddete katılımını etkileyen yakınsal risk ve koruyucu faktörler olarak uzun süredir araştırılmakta ve tartışılmaktadır (Lösel & Farrington, 2012). “Etkilenmeye açık yıllar hipotezi”, ergenlik ve erken yetişkinlik döneminin politik sosyalleşme açısından özellikle hassas bir dönem olduğunu öne sürer (Sears & Brown, 2013).  Buna karşılık, önyargının gelişimi açısından 8–12 yaş arası orta çocukluk dönemi kritik bir dönemdir (Raabe ve Beelmann 2011). Okul öncesi ve ilkokul döneminde erken antisosyal sapmaların önlenmesi için stratejik müdahaleler yapılması için uygun görülmektedir (Beelmann ve Raabe 2009; Deković ve ark. 2011). Risk faktörleri, radikal ve aşırılıkçı tutum ve davranışlarla nedensel olarak ilişkili olan toplumsal, sosyal ve bireysel özellikler olarak kapsamlı değerlendirilmelidir. Koruyucu faktörler ise bu risk faktörlerinin etkisini dengeleyebilen unsurlardır. Şiddet, aşırıcılık ve radikalizm toplumsal, sosyal ve bireysel risk ve koruyucu faktörlerin birbiri ile etkileşimini içerir. Radikalleşme ve aşırılık için dört birbiriyle ilişkili ancak farklı sosyal-gelişimsel sürecin temel koşullar olduğunu varsayılır.
Önyargı, diğer sosyal grupların üyelerine (“yabancılar”, “mülteciler”, “inançsızlar” vb.) yönelik güçlü biçimde olumsuzlayıcı şemalar şeklinde ortaya çıkar. Burada sosyal grubun tanımı gerçekliğe dayanabileceği gibi yalnızca sanal bir gerçekliğe de dayanabilir. Politik ya da dini aşırılıkçı ideolojilerin benimsenmesi, eşitsizlik varsayımlarını temel alarak ve aşırılıkçı hedeflere ulaşmak için şiddet ya da gayrimeşru araçların kullanımını meşrulaştırmaya hizmet eder. Antisosyal tutum ve davranışlar; yaşa uygun sosyal kural ve normların ihlaliyle ve karşıt olma, saldırganlık ve suçluluk gibi belirli davranış problemleriyle karakterize edilen bir kişilik gelişimi sürecini ifade eder. Özellikle okul öncesi dönemde ortaya çıkan erken sapmalar önemli bir risk oluşturur; bu sapmalar, olumsuz mizaç özellikleri ile yetersiz ebeveynlik uygulamalarının birleşimi sonucu gelişir. Ayrıca ergenlik döneminde sapkın gruplarla kurulan bağlar ve bu gruplara erişim de davranış problemlerini pekiştirir (Farrington ve ark. 2017). Bir çocuk ailesine ne kadar bağlı hissederse, okula da o kadar bağlı hisseder; bu da toplumsal değerleri ve kurumları kabul etme olasılığını artırır (Gottfredson & Hirschi, 1990). 

Bu dört yakınsal radikalleşme sürecinin tümü, bireyoluş risk-koruma arka plan süreçlerinden etkilenir ve güncel toplumsal, sosyal ya da bireysel sorunlar veya olaylar tarafından tetiklenebilir ya da güçlendirilebilir (bkz. Doosje ve ark. 2016; Şekil 3).

1.Kimlik sorunları(kimlik bunalımı, aile içi çatışma, ebeveyn kontrolsüzlüğü, ebeveyn şiddeti)

2.Önyargılar(Kişileri ve/veya grupları aşırı olumsuzlayıcı tutumlar)

3.İdeolojilere tutunma (radikal ağlar ve akranlar ve şiddet yanlısı arkadaş gruplarına üyelik) 4.Antisosyal tutum ve davranışlar

Radikalleşme ve aşırılığın risk ve koruyucu faktörlerini açıklayan bir şematik grafik. Grafik, toplumsal, sosyal ve bireysel risk faktörleri ile koruyucu faktörleri kapsamaktadır.

Radikalleşme ve yükselen şiddet için risk faktörleri

1.Toplumsal düzeyde, gerçek gruplar arası çatışmalar, iç savaşlar (bkz. McCauley ve Moskalenko 2008) veya gruplar arası tehdit algısı (Doosje ve ark. 2012; Stephan ve Stephan 2017) radikalleşme olasılığını artırır.

2.Ekonomik krizler ya da sosyal eşitsizlikler gibi nedenlerle ortaya çıkan varoluşsal güvensizlik ve buna bağlı toplumsal çözülme ve marjinalleşme,(Kruglanski ve ark. 2014; Urdal 2006; Verkuyten 2018).

3.Sosyal düzeyde, sapkın (aşırılıkçı) gruplara erişim ve bu gruplarla temas özellikle internet ve sosyal medya aracılığıyla (Pauwels ve Schils 2014; Schils ve Pauwels 2016) risk düzeyini artırır. Aile içi sosyalleşme özellikleri (örneğin değer aktarımındaki yetersizlikler ya da önyargılı ebeveynler; Degner ve Dalege 2013) radikalleşme olasılığını artırır. 

4.Ayrımcılık ve sosyal dışlanma gibi sosyal ya da kolektif deneyimler de radikalleşmeyi teşvik eder (Doosje ve ark. 2012; van Bergen ve ark. 2015).

5.Düşük düzeyde sosyal çeşitlilik ve kısıtlı temas da risk faktörleri arasındadır (Raabe ve Beelmann 2011).

6.Bireysel düzeyde ise benlik saygısı sorunları veya belirli kişilik özellikleri (otoriterlik, sosyal baskınlık yönelimine sahip olma) önemli risk faktörleri olarak doğrulanmıştır (Borum 2014; Wolfowicz ve ark. 2019). Sert ebeveynlik veya ebeveyn şiddeti, çocukta saldırganlık ve suça yönelim ile ilişkilendirilmiştir (Gershoff, 2002; Murray & Farrington, 2010; Pinquart, 2017).

7.Boylamsal çalışmalar, erken dönemdeki antisosyal davranış problemlerinin geç ergenlikte aşırılıkçı ve radikal tutumlarla ilişkili olduğunu göstermektedir (Ihle, Esser ve Schmidt 2005; Nivette, Eisner ve Ribeaud 2017). 

8.Diğer antisosyal gelişim süreçlerinde olduğu gibi, sosyal bilgi işleme süreçlerindeki eksiklikler veya çarpıtmalar ile sosyal ve sosyal-bilişsel becerilerin (örneğin empati) yetersizliği ile aşırılıkçı tutum ve davranışlar arasında sistematik ilişkiler bulunmaktadır (Doosje ve ark. 2012; Feddes ve ark. 2015).

NASIL ÖNLENEBİLİR


İnsan gelişimi yalnızca risk faktörlerinin gücüyle açıklanamaz. İnsan gelişimi üzerinde genel olarak koruyucu etkisi olan faktörler (örneğin zekâ, duygusal olarak destekleyici sosyal ilişkiler) ile radikalleşmeye özgü koruyucu faktörler (örneğin okulla güçlü bağ, demokratik değerler, hukuka bağlılık) tanımlanabilir. Bu faktörler, yukarıda belirtilen risk faktörlerinin etkisini dengeleyebilme potansiyeline sahiptir.

-Toplumsal düzeyde: yoksulluk ya da etnik çatışmalarla mücadeleye yönelik politika gelişimi,

Sosyal düzeyde: ailelere yönelik destek programları veya yeni gençlik çalışmaları biçimleri, aşırılıkçı ideolojilerin önlenmesine yönelik çalışmalar,

Bireysel düzeyde: sosyal destek programları, önyargının önlenmesine yönelik çalışmalar, temas temelli müdahaleler (farklı sosyal grupların bir araya gelmesini sağlama) ve empati ya da ahlaki gelişim gibi sosyal-bilişsel becerilerin geliştirilmesi, antisosyal davranışların önlenmesine ilişkin Sosyal beceri eğitimi (çocuklara), Ebeveyn eğitimi, Erken çocukluk müdahaleleri, kimlik sorunlarının önlenmesine yönelik olarak ise bazı yaklaşımlar (örneğin hizmet temelli öğrenme (service learning), öğrencilerin akademik öğrenmeyi topluma hizmet faaliyetleriyle birleştirdiği bir eğitim yaklaşımı geliştirme gibi çok sayıda seçenek bulunur.

Toplumumuzun geleceği olan çocukları korumak ve rehberlik edebilmek için koruyucu faktörleri arttırmak ve dengelerin yeniden kurulmasını sağlamak için kurumların, politikaların yeniden düzenlenmesi, ilişkili meslek gruplarının birlikte çalışmasının gerekliliğini gösterir. 

Yazı ve Fotoğrafta yayınlanan görseller Beelmanın makalelerinden alınmış türkçeye çevrilmiştir. Akademik yayının tümü için Beelman’ ın makaleleri ve referanslar bölümünü inceleyeniz.

  1. https://doi.org/10.4119/ijcv-3778
  2. https://doi.org/10.3233/DEV-230347
  3. https://doi.org/10.1007/s40865-020-00142-8
  4. https://doi.org/10.1016/j.avb.2022.101798

#Okuldaşiddeti #antisosyaldavranış #yükselenşiddet #şiddetiönleme #radikalleşme #aşırılık

 http://www.duyguarican.com

@klinikpsikologduyguarican


Duygu ARICAN BSc. MS. MSc. sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

psikologduyguarican tarafından yayımlandı

Uzm. Klinik Psikolog&Psikoterapist(MS.) Çocuk ve Ergen Hakları Uzmanı(MSc.) Avrupa EMDR derneği Onaylı Sertifikalı Terapisti ISST Uluslararası Onaylı Sertifikalı Şema Terapisti Çift, Aile ve Yetişkin Terapisti

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Duygu ARICAN BSc. MS. MSc. sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin